Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

Mayıs, 2007 için Arşiv

Ey sevgilim

Ey sevgilim ,sana kaç kez seni çağırdım ,ama sen beni işitmedin Kaç kez kendimi gösterdim ,ama sen bana bakmadınKaç kez kendimi rayiha kıldım,ama sen beni koklamadınKaç kez kendimi gıda kıldım,ama sen beni tatmadınNasıl oluyor da dokunduğun şeylerde beni hissetmiyorsun …Beni görmüyor ,nasıl işitmiyorsun…Ben tatlı olan her şeyden daha tatlıyım Arzulanır olan her şeyden daha arzulanırımGüzel [...]

Yazının Tamamını Oku »

Öğütler

1. İnsan adaleti önce kendi nefsinde uygulamalı, insana yakışan ne kadar güzel şeyler varsa, onları doğru bir şekilde kendisine mal etmeli. 2. Faydasız ilim, şifasız ilaca benzer. Güzel ilim, çalışma ile beraber olandır. 3. İnsanın kendi şahsına rahmeti, başkasına rahmetinden daha büyüktür.4. Peygamberlerden sonra, insanlar üzerinde en büyük hak, ana ve baba hakkıdır. Duada, nefsini, [...]

Yazının Tamamını Oku »

Eşik

     Herşeye karşı şefkatli ve merhametlilerin en merhametlisi Allah’ın adıyla: Başarının en mükemmelini getirdiği için Allah’a övgüler olsun! O’ndan: O’nun yolunu izleyebilmek için rehberlik; Gerçeğini doğrulayabilmek için ilham; O’nun Gerçekliğinden emin bir kalp; O’nun üstünlüğünün lütfedilmiş farkındalığıyla uyanmış bir akıl; O’na duyduğu arzunun şevkiyle kendinden geçmiş bir nefs; Cehaletten arınıp huzura kavuşmuş bir ruh; [...]

Yazının Tamamını Oku »

Hayal

“Hayal mevcut değildir, yok da değildir; bilinir olmadığı gibi bilinmez de değildir; müsbet olmadığı gibi menfi de değildir. Nitekim insan aynaya baktığında suretini idrak eder. Bir yönü ile suretleri idrak ettiğini kesin olarak bilir; ve aynada gördüğü şeyin inceliğinden (rikkat) dolayı bir yanıyla da kesinlikle suretini idrak etmediğini bilir. Aynanın kapladığı alan büyük olduğunda, suretini [...]

Yazının Tamamını Oku »

Hakkında

Sahih rivayetlere göre şemaili; orta boylu, yumuşak tenli, karnı ne şişkin ne de çekik, benzi; beyaza bakan sarışınımsı altın kırmızısına yakın, aydınlık yüzlü, iri gözlü, saçları oldukça uzun dalgalı, sesi berrak ve kalınca, uzun parmaklı ellerinin ayaları genişti. gözlerinden yaş eksik olmaz, az konuşur, yüksek sesle konuşmaz, hırçın sert mizaçlı, yürüyüşü ne çabuk ne de [...]

Yazının Tamamını Oku »

Muhyi’ddin Arabi 17 Ramazan 560 (1165) tarihinde Endülüs’ün  Mürsiye şehrinde doğdu. Sekiz yaşında babasıyla beraber İşbiliye (bugünkü Sevilla)- ya geldi. Henüz çocuk denecek yaşta kendisiyle görüşen İbn Rüşd, onunla görüştüğünden son derece memnun kalmıştı. Birçok şeyhlerden istifade eden İbnu’l-Arabi’nin ilk şeyhi, okuması yazması olmayan fakat maneviyatta çok ileri mertebelere yükselmiş olan Ebu Ca’fer al-‘Uryani’ dir. [...]

Yazının Tamamını Oku »

Rayiha

“ben kafiye düşünüyorum oysa sevgilim bana ‘vechimden başka bir şey düşünme’ diyor diyor ki ‘ey benim kafiye düşünenim rahat ol benim yanımda en güzel kafiye sensin harf ne oluyor ki sen onu düşünesin nedir ki harf? üzüm bağının çitten duvarı harfi, sesi, sözü artık birbirine vurup parçalayayım da seninle bu üçü olmaksızın konuşayım, ah!” 

Yazının Tamamını Oku »

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.